Asfour
“Niye susuyorsun?” demişlerdi çocuğa... “Anlatsan da kimse inanmaz.”
“Anlatırsan daha beterini yaparım.” “Anlatırsan seni öldürürüm.” demişti
çocuğa.
Oysa ölümden korkmuyordu. Ölüm yaşamaktan beter olamazdı. Tek sebebi vardı susmasının. Anlatmak için açarsa ağzını, kusmaktan korkuyordu.
Bir yıl olmuş Asfour uçup gideli… Uçup gideli diyorum çünkü; “ruhumun kanatlarını çırparak atlıyorum huzura”, diye bitirmişti intihar mektubunu…
Çok uzun zaman almıştı sesini duymak. Hep ben konuşuyordum. Bir gün bana, “…. -adını söyleyerek- demeyin, Asfour deyin!” demişti.
Asfur….
Bilemezdin çocuk, ne derindi bu kelimenin anlamı bende. 99 yılı, Kardeş Türkülerin ‘Doğu’ albümünde bir şarkı. İbrahim çevirmişti sözlerini. 21 Temmuz’da söz verip gelmeyen İbrahim. “Söz verdi. Gelmemezlik yapmaz. Başına bir şey geldi.” demiştim. İnanmamışlardı bizimkiler. Oysa söz vermişti, sözünü hep tutan İbrahim, ölmeseydi o gece, gelecekti.
Birkaç saniyede mi dakikada mı düşündüm bunları bilmiyorum. Telefonumda, Asfur'u açtım. Üst üste, usul usul yaşlar gözümüzden süzülürken, susarak dinledik.
Belki de karşılıklı son susuşumuz o gündü. Beraber konuştuk, kustuk, ağladık. Uçmaya niyetlendiğini anlamadığım için özür dilerim.
Anlamadım mı?..
Anlamak istemedim mi?..
Bugün dahi ayrımına varamıyorum!..
Şimdi neredesin bilmiyorum çocuk. Belki İbrahim ile karşılaşmışsınızdır.
Kim bilir…
Her neredeysen, huzur seninle olsun Asfour, kimse kanatlarına dokunamasın…
D.K.
12 Haziran 2020 01:05