Uzun oldu yine..
Uzun oldu yine..
17 Temmuz 2026 Cuma
16 Temmuz 2026 Perşembe
Haluk Levent ya da Ahbap için olumlu ya da olumsuz yorum yapabilecek bilgiye sahip değilim. Şu an gündemde olan haberleri de tarafsız bulmuyorum. Kimse bir diğerini ne göğe çıkarmak ne de yerin dibine sokmakla mükellef değildir. Haluk Levent de her birey gibi masumiyet karinesi çerçevesinde değerlendirilmeli ve hukuka uygun bir dille eleştirilmelidir.
Asıl altı çizilmesi gereken ve gerçeği en acı şekliyle anlatan ifade şudur; insanlar resmi kurumlara güvenmediği için başka kanallara bağış yaptı.
Asıl sorun; halkın resmi kurumlara güvenmemesi, çözüm kaynaklı çalışma da bu yönde olmalıdır. Ve halkın güvenini sarsan, halkın iyi niyetini kendi çıkarları için kullanan her kurum, resmi ya da gayriresmi her kurum (gerçek) yasaların gerektiği şekilde hukuksal değerlendirmeye alınmalıdır.
12 Temmuz 2026 Pazar
Değiştiremediğim şeylere feveran etmenin faydasız olduğunu anlamam zaman almış olsa da biliyorum ki bu bir verim kaybı değildi. Aksine bunu anladığımdan bu yana değiştirebileceğimi bildiğim şeylere daha çok vakit ayırarak çalışmalarımı verimli hale getirdim. Bu sayede hem kendime hem de başkalarına faydam dokundu.
Bu ifade böbürlenme içeriyor mu? Hayır, üstünlük taslamak gibi bir derdim yok. Hem kime, neye üstünlük taslayayım ki. Bu ifade, kendime verdiğim ve hak ettiğimi düşündüğüm bir aferin. İnsana bazen başkalarından duyduğu yetmiyor ve kendinin kendinden memnun olduğunu bilmesi gerekiyor. İnsan kendine aferin diyebilmeli, kendinden özür dileyebilmeli ve hem kendine hem de hayata teşekkür edebilmeli.
Zamanımı, bilgimi, sevgimi vererek dokunduğum ve olumlu değişime aracı olduğum her birey her olay bana çok şey kattı.
Hayatlarına, ruhlarına dokunmama izin verenlere teşekkür ederim.
Kendime teşekkür ederim.
Teşekkürler hayat!
10 Temmuz 2026 Cuma
8 Temmuz 2026 Çarşamba
Fesleğen kokusunu hissetmek için soluduğum havada, rüzgara gerek yoktu, dizelerini ezbere bildiğim şairim..
Devrim ateşini söndürmemek için bazen öfkemi bazen umudumu dizelerinle anlattım.
Dilim dönmediğinden değil, yüreğime sakladığım için kimi zaman sevdayı, şiirlerine sığındım yıllarca.
Bilirim, şairler ölmez.
"hayatı sürdürecek sevdalardır çünkü"
Ve fakat daha çok bilirim ki;
"gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür
bir tufan olurum sustuğun her yerde"
Şairim, gitme, diyemiyorum, bir gün hepimizin gideceği yere, git, demem zaten mümkün değil.
"Ayrılığın da vardır elbet vakti saati
Ve gitmek
Daima bir itirazdır bu dünyaya"