25 Aralık 2022 Pazar

3 Ağustos 2020

 

pencereden gördüğüm gök

sen

aynadaki yüzüm zaten gök

yüzüme çarpan su

sen

o soğuk duruluk zaten su

 

güne seninle başlıyorum ya

yormuyor koşmalarım

ormanlardan geçiyorum

yollara terimi düşürmüyorum

terim de sen

üstümde kurutuyorum

 

harılanıyorum

hız ve haz almadan

hayat kulaklarımda uğulduyor bir an

seslerden değil

sensizlikten

buhranlarımla ilerliyor gün

deniz kıyısından geçmek istiyorum

düşlerime hisse çıkartmak istiyorum

papatyaların beyaz yapraklarından

 

denizin yaşam kokusunu

papatyaların ölüm kokusunu

çok seviyorum

 

kollarım sarmıyor

ölümlere

ölenlere sarılmaktan yorgunum

kollarım sarmıyor

 

düş bu ya

sen sarıldıkça düşlerim büyüyor

büyüdükçe, eziliyorum

sevgin beni eziyor

kollarındayken

sevgilin olmayı özlüyorum

pabuçsuz haylaz ruhumu çıkarasım geliyor

kadınlığıma giyinmeyi diliyorum kollarında

bir düşümü daha düşürüp

“dost” diyorum sana

sana yalan söylemeyi sevmiyorum

 

sana yalan söylemeyi sevmiyorum

sana yalan söylemeyi hiç sevmiyorum

 

yalan adımlarla evime yürüyorum

oysa seni yürüyorum

bu da mı yalan

evim

düşlerimin mahremi

o da mı yalan

geçmişim takılıyor onca dağınıklıkta ayağıma

bohçalayıp

naftalinlemeden kaldırıp

güvelere yem olmasını bekliyorum

güveleri göremiyorum

duygulara körüm

onları da göremiyorum

yanlış isimler vermeyi duygularıma

belki de bu yüzden çok iyi beceriyorum

 

geceye soğuyor gün

düşlerim adınla hece

kan eskimesin

güle can versin diye

serim sevgimin cengiyle

nöbetteyim belki de

ve

üşüyorum

sıcacık olsan da içimde

üşüyorum yine bir düş nöbetinde

 

değdiğinde gül yüzün geceye

düşüm

bir kez daha düşüyor

düşlüyorum

düşüyorum

üşüyorum

 

gülümsüyorum

sana yalan söylemeyi sevmiyorum

sevmiyorum ya

“dost” diyorum

terk edip gidiyorum gül yüzünü

terk edip gidiyorum düşümü

 

terk edip gitmeleri

ezbere

eksiksiz

çok

iyi

biliyorum

 

D.K.

3 Ağustos 2020 01:29