30 Aralık 2025 Salı

- Senin de duygularını gösterdiğin anlar var mı?
- Bazen, vaktim olduğunda.


Diyalogda verilen cevaba kaynak hatırlama, Jules Verne'nin Seksen Günde Devrialem'inden.

"Demek ki kalbi olan biriymişsiniz" dedi, Sir Francis Cromarty. "Bazen" diye cevap verdi, sakin bir şekilde Phileas Fogg, "vaktim olduğunda".



27 Aralık 2025 Cumartesi

Erdal Güney döngüde kalmış...

"akasyalar açar

küçüğüm sabret

kış bahara döner

gün doğar elbet

kırsa da dalını

rüzgarı affet

acılar seni de

büyütür elbet"


ve benim hiç itiraz edesim yok...

"gölgenden yakındır

güneşten uzak"

26 Aralık 2025 Cuma

Yorgunluktan uyuyamamak diye bir şey var ama beni uyutmayan sadece yorgunluk değil, Tayfun Kahraman'ın sağlık durumuna ilişkin okuduklarım. 

Birileri "bu şartlarda yer yerinden oynamalı" demiş. Tayfun'un sağlık sorunu olmasa da yer yerinden oynamalıydı. 

Oynamadı, ne haksız yere tutuklandıklarında ne Can'ın vekilliği düşürüldüğünde ne Anayasa Mahkemesi'nin kararı yok sayıldığında.

Oynamadı ve oynayacağına dair hiç ümidim yok. 

Gündem; sahte barış söylemleri, yılbaşı kutlayan müslümanlar, kanında, kılında uyuşturucu çıkan ün(!)lüler.

Çocuklar iş kazasında ölmüş, deprem suçları affedilmiş, ormanlar talan edilmiş, 6 Şubat depreminin 3. Yılı yaklaşırken insanlar hala çadırlarda, konteynerlerde yaşam mücadelesi vermekteymiş, her gün en az bir kadın erkek eliyle öldürülmüş, sisteme aykırı görüş bildiren herkesin özgürlüğü tehdit altındaymış, geçinemediği için intihar edenlerin sayısı hızla artmış, rejim değişikliğini destekleyen anayasa değişikliği kapıdaymış, her on çocuktan biri akşam yatağa aç giriyormuş, her üç gençten biri geleceğe dair umutsuzmuş, hayat şartları hiç olmadığı kadar zormuş....... 

Yer yerinden oynayacak, öyle mi?

Kimin gündeminden? 

Personeldeki açık nedeniyle, 24+24+2 saatlik yani araya sıkıştırılmış birkaç power nap ile 50 saatlik bir nöbetin ardından diyebilirim ki; sağlık sistemindeki uzman hekim açığını çok iyi bilseler de sağlıktan sorumlu siyasilerin yüksek sesle dillendirdikleri "maksimum 36 saat nöbet" ifadesi sadece romantik bir söylem değil, apaçık bir yalan!

Çocuk sağlığı hele de çocuk acilde bu kadar az hekim varken, ister asistan ister uzman olsun, hiçbir hekimin bırakın 24 saat, 36 saatte nöbet devretmesi mümkün değil, hele ki resmi tatillerde. 

Almanya'da tıp eğitimi alanların sayısı giderek düşüyor, bu durum sadece uzun eğitim süresi ve ağır çalışma şartlarından kaynaklanmıyor. Tıp fakültesine kayıt şartları da çok ağır. Tıp fakültesine kayıt için eksiksiz 1 Abitur notu gerekli. Oysa Abitur ortalamasını sadece tıp eğitimine temel olabilecek derslerin notu etki etmiyor. Ortalamaya din ya da etik, müzik ya da resim, beden eğitimi ya da üçüncü lisan gibi notların da etkisi var. Bu demek değildir ki saydığım dersler önemsiz. Lakin tıp eğitimine temel katkısı olacak bir öneme sahip değiller. Üstelik hepimiz kabul ederiz ki, bir öğrencinin tüm derslerden tam not alması sadece zekası ve çalışkanlığı ile alakalı değildir. Tıp okumak, illaki zeka ve çalışkanlık gerektirir. Lakin her zeki ve çalışkan öğrenci tam not alamayabilir ve bunun öğretmen, eğitmen, sosyal şartlar özetle sistemle yakın alakası vardır. O yüzden, eğitim öğretim sistemi düzeltilmeden tıp fakültelerine girişin artışını beklemek kelimenin tam anlamıyla saflıktır ve "maksimum 36 saat nöbet" safsata olarak kalmaya devam edecektir.






25 Aralık 2025 Perşembe

"Könnte die Türkei in Bezug auf Themen wie Frauenrechte und Meinungsfreiheit 50 Jahre zurückreisen, stünde sie heute auf dem gleichen Stand wie viele europäische Länder. Und könnten viele europäische Länder gemeinsam mit der Türkei 50 Jahre zurückreisen, stünde die Türkei sogar noch weiter. Schon vor 50 Jahren waren Frauenrechte und Meinungsfreiheit nicht dort, wo sie sein sollten, und die Menschen kämpften hart dafür. Das ist eine sehr traurige und zum Nachdenken anregende Erkenntnis für die heutige Türkei."


Kadın hakları, düşünce özgürlüğü gibi konularda Türkiye 50 yıl öncesine dönse Avrupa'daki birçok ülkenin şimdiki zamanı ile aynı düzeyde olurdu ve Avrupa'daki birçok ülke de Türkiye ile birlikte 50 yıl öncesine dönse Türkiye daha üst düzeyde olurdu. Ki 50 yıl öncesinde de kadın hakları ve düşünce özgürlüğü konuları olması gerektiği yerde değildi ve haklar için mücadele veriliyordu. Bu, bugünün Türkiyesi için çok üzücü olmakla beraber düşündürücü.



16 Aralık 2025 Salı

bir ağlamak geliyor

en hapsetmen gereken zamanda

biraz bikeslik biraz naçarlık

akıtamıyorsun içindekileri

süzülüp gidemiyor yanaklarından

sıkışıp kalıyorlar

biraz gözünde biraz boğazında

çokça yüreğinde 

sıkışıp kalıyorsun

biraz bugünde biraz yarında

çokça dünde 

sonra "haydi" diyorsun kendine

"haydi, devam et yoluna"

biraz

biraz

biraz



4 Aralık 2025 Perşembe

Avrupa Yayın Birliği (EBU), İsrail'in gelecek yıl Viyana'da düzenlenecek Eurovision Şarkı Yarışması'na (ESC) katılabileceğini duyurdu.

Kararın ardından, birçok ülkenin yayıncı kuruluşu müzik yarışmasını boykot edeceğini bildirdi. Yarışmadan çekildiğini resmi olarak açıklayan ilk dört ülke; İspanya, İrlanda, Hollanda ve Slovenya.