Yorgunluktan uyuyamamak diye bir şey var ama beni uyutmayan sadece yorgunluk değil, Tayfun Kahraman'ın sağlık durumuna ilişkin okuduklarım.
Birileri "bu şartlarda yer yerinden oynamalı" demiş. Tayfun'un sağlık sorunu olmasa da yer yerinden oynamalıydı.
Oynamadı, ne haksız yere tutuklandıklarında ne Can'ın vekilliği düşürüldüğünde ne Anayasa Mahkemesi'nin kararı yok sayıldığında.
Oynamadı ve oynayacağına dair hiç ümidim yok.
Gündem; sahte barış söylemleri, yılbaşı kutlayan müslümanlar, kanında, kılında uyuşturucu çıkan ün(!)lüler.
Çocuklar iş kazasında ölmüş, deprem suçları affedilmiş, ormanlar talan edilmiş, 6 Şubat depreminin 3. Yılı yaklaşırken insanlar hala çadırlarda, konteynerlerde yaşam mücadelesi vermekteymiş, her gün en az bir kadın erkek eliyle öldürülmüş, sisteme aykırı görüş bildiren herkesin özgürlüğü tehdit altındaymış, geçinemediği için intihar edenlerin sayısı hızla artmış, rejim değişikliğini destekleyen anayasa değişikliği kapıdaymış, her on çocuktan biri akşam yatağa aç giriyormuş, her üç gençten biri geleceğe dair umutsuzmuş, hayat şartları hiç olmadığı kadar zormuş.......
Yer yerinden oynayacak, öyle mi?
Kimin gündeminden?