Ticaret Bakanı Ömer Bolat dün Malatyalı İş İnsanları Derneği'nin toplantısında söylediği nice nice şeyin yanında şunları da söylemiş: "1999 Marmara Depremi'nde devlet ortada yoktu. Bizim bakanlarımız depremden sonra 3 ay evlerine gitmedi. Hepsi saç sakal karışmış, günde 20 saat deprem bölgesinde görevlerini yaptılar."
Birincisi; bir bakan "bizim bakanlarımız" diyemez. Bakanlar halk için yani herkes için vardır, hangi yılda olduğu fark etmez.
İkincisi; 1999 depreminin ilk saatlerinden itibaren TSK sahadaydı, 2023 yılında askerin sahaya inmesi devlet eliyle engellendi.
Üçüncüsü; biz saat farkından dolayı Türkiye'nin batısında yaşayan birçok insandan önce durumun vahametini öğrenmiş ve yola çıkma hazırlıklarına başlamışken, Murat Kurum basın açıklamasında depremin şiddetli olduğunu ancak can ve mal kaybı olmadığını söylüyordu. Açıklamanın yapıldığı haberi izlemiş biri olarak Google araması yaptım, lakin internette ne hikmetse yok olan birçok şey gibi bunu da bulamadım.
Dördüncüsü; dahil olduğum ekip saatlerce havaalanında bekletilip sonra da plansızca oradan oraya gönderilirken depremden birinci derecede etkilenmiş sağlık çalışanları travmaları hiçe sayılarak, dinlendirilmeden çalıştırıldı. Dönemin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca derdini anlatmaya çalışan bir kadın sağlık çalışanına "provokasyon yapma" diye bağırdı. İzlediğim bu videoyu da bulamadım.
Beşincisi; 99 depreminde hiçbir devlet insanının şöyle bir fotoğrafı olmadı. (Hayret bu fotoğraf kara delikte yok olmamış.)
