5 Kasım 2025, 19:32
6 Kasım 2025 Perşembe
4 Kasım 2025 Salı
Tüm tuşlara basıyorlar artık.
9 yıldır siyasi rehin olan Selahattin Demirtaş için Bahçeli "tahliyesi Türkiye için hayırlara vesile olacaktır" demiş.
Bir insan ömründen çalınan 9 yıl, evlatlarından, eşinden, anne, babası, cümle ailesinden çalışan dokuz yıl.
Ama daha vahim bir şey var; Demirtaş'ın 9 yıldır hukuksuz bir şekilde devam eden tutukluluk halinin yani siyasi rehineliğinin çıkarlar için, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarının uygulanması yükümlülüğü ile değil de kişisel bir lütuf şeklinde uygulamaya konulacağını, konulabileceğini bilmek.
Bir kişinin serbest bırakılması veya tutuklu kalması, bağımsız mahkemelerin kararlarıyla olmalı, yöneticilerin ya da yöneticilerin çıkarlarını gözetenlerin talimatıyla değil.
Hiçbir özgürlük, hukuk devletinin varlığından üstün olmamalı ve bir hukuk devleti, haksız yere, hukuka aykırı bir şekilde kimsenin özgürlüğünü kısıtlamamalı.
"Adalet mülkün temelidir" sözü adliye duvarlarını süsleyen bir cümleden öte değil uzun zamandır. Kişiye özel uygulanan adalet, hasar almış adalettir. Ki unutulmamalı temeli hasar alan her yapı bir gün çöker.
Yasalar herkes içindir. Demirtaş ve diğer tüm siyasi rehineler (tutuklu dahi diyemiyorum) derhal serbest bırakılmalı. Lakin birileri böyle istiyor, diye değil, lütufmuş gibi hiç değil, yasalar bunu öngördüğü için!
7 Ekim 2025 Salı
Dilemma kıskacında;
Global Sumud Filosu'nda yer alan, Filistin halkına destek vermek isteyen ve Gazze'ye insani yardım paketlerini ulaştırılmaya çalışanların yaptığı gerçekten saygıyı hak ediyor.
Zihnimdeki dilemma kıskacı ise şu noktada devreye giriyor; gerek sosyal medyada gerek gerçek hayatta böylesi bir organizasyona katılmak bir yana, yaralı parmağa işlemekten erinen ve/veya kaçınanların, katılımcıların sevinçlerine verdiği tepki ile katılımcıların sevinçlerini ifadede büründükleri yer yer aşırıya kaçan zafer sarhoşluğu.
Zira; Filistin halkına, ne oturduğu yerden boş söz savuranların faydası var ne de çok büyük saygıyı hak eden insani yardım çabalarının çözüm için yeterli gücü.
Filistin'de her gün onlarca çocuk, açlıktan ya da tıbbi yardım yetersizliğinden ölüyor. Yapılan yardımlar, çoğu zaman çocuklara ulaşmadan imha ediliyor ya da bir şekilde ulaşsa da bu, İsrail'in saldırıları devam ettiği sürece kalıcı bir çözüm değil.
O yüzden ortada zafer coşkusu yaşayacak bir durum yok ve fakat her şeye rağmen mücadele veren insanlara, konfor alanlarından çıkmayanların kötücül dillerini uzatmalarını gerektirecek bir hak da.






